
Adına ister lansman diyelim, ister kurumsal kimlik ya da dışa açılım, olmadı tanıtım hangi isimle yola çıkılırsa çıkılsın “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” cümlesi ne siyasette nede özel sektörde kazandırmaz.
Bazen tesadüfü elde edilen başarılarda bu cümlenin doğruluğunu kanıtlamaz.
İyi reklam başarılı bir satış, iyi bir kariyer ya da iyi bir seçim zaferi getirebilindiği gibi kötü reklam, reklamın öznesini yerin dibine sokmaya yetiyor.
“Paşabahçemiz NASIL DA güzelleşiyor”
“Siz Görmediniz, BİZ DÖŞEDİK”
“SAKIN DÖKMEYİN” derken Sivas halkına hangi gözle bakılıyordu acaba.
Kafalarına Çivi gibi çakalım mesajımızı,
Biraz matrak olalım sempati kazanalım,
Korkutalım, emir vaki olsun mesajımız, tezlerimi kabul edilmişti.
Cümleler kime ait bilmiyorum ama başkan, bu sloganları onaylarken acaba nasıl bir ruh hali içindeydi merak etmiyor değilim.
Sürekli reklam panolarında da görüyorum kendisini dediği Sami Aydın‘dan sonra kendisi bu panolarda boy gösterirken neleri düşünüyordu. Ya da onu billboardlara taşıyanlara neden yok dememişti. Daha sonraları bu durum panoluk fotoğraf bulunamadığı için değişti sanırım, çünkü hangi reklam panosunda görsem başkanı ya gözleri kaymış, ya asabi, yâda ne bakıyorsunuz der gibi duruyor.
Aslında Belediyenin reklam terazisinde dengesizlik var.
Bir taraftan neredeyse eksiksiz bisiklet turnuvasıyla kendisini dünyaya tanıtıyor, diğer taraftan daha ihalesini yapamadığı ve Habib Soluk’un dediğine göre hızlı tren oradan geçtiği için asla yapılamayacak olan Muhsin Yazıoğlu Bulvarı reklamıyla ortada kalıyor.
Bir taraftan sessizce yapılan Kadir Gecesi organizasyonuyla Sivas’ı fethediyor. Diğer taraftan hala kale projesinin kötü reklamıyla tanınıyor.
Bir taraftan türbeler-mezalar-hazirelerle görsel reklamını kendi yapıyor, diğer taraftan “hal yıkılmasın dedik ama yıkıp yapacağız” reklamıyla bir tarafı eksik kalıyor.
Bir taraftan bütçeyi 2 katına çıkarıp vay be dedirtiyor, diğer taraftan başkan yardımcıları konforlu bir başkanlık yapıyor.
Bir taraftan 5 yılda 5000 yatak kapasitesi reklamı yapıyor, diğer taraftan tarihinde ilk defa sıcak çermik otelleri kapalı kalıyor.
Birde sayın başkanın hiç görünmeyen bilinmeyen reklamı varki, görünmesi de bilinmesi de imkânsız.
Paşabahçe, Aksu, Atık Su, Köpek barınağı, yer altı çalışmaları vb. diyelim. Bu çalışmaların reklamını yapsa da, yapmasa da başarısını bir türlü üstlenemeyecek. Çünkü onların temeli başkasına ait.
Ben gördüm ki başkan yaptıklarından çok yapacaklarıyla reyting kazanacak. Yaptıkları zaten yapılmış bitmiş olan işler, ya da gözden uzak gönülden ırak.
Reklam konusun da “bakış acısı muhteşem” bir anlayış var belediyede. Her türlü basın organı yerinde ve güzel kullanılıyor ama içerik doldurulurken galiba danışmaktan uzak ben her şeyi bilirim planı uygulanıyor.
Başkanın hayata geçmeyen projelerin reklamı üzerinde durmasının oluşturduğu “reklam imparatorluğu” tıkır tıkır işliyor. Önce kamuya reklamlarla açılım yapılıyor, toplum haberdar edildikten sonra başkan gittiği her noktada bu reklamlar üzerinden prim yapıyor.
Kale Projesini Yapacağız,
Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı Yapılacak,
Terminal Binası Yapılacak,
Sıcak Çermiğe Otel Yapılacak,
Kültür Merkezi Yapılacak,
Hal Yeniden Yapılacak,
Ve daha bir sürü reklam, tanıtım, proje.
Verilen sözler unutulurda unutulmasına, Söz uçar yazı kalır sayın başkan,
Yarın dönüpte bakarsak geriye, okursak nelerin vaat edildiğini torunlara ayıp olur sayın başkan,
Önce projeyi sonra reklamını yapsak, bu memlekete pek bi hayırlı olur sayın başkan.

İki katına çıkan bütçenin yarısı reklama gider işte. ne güzel.