Ne istersiniz ki benim canım başkanımdan…
İstemeyin, eleştirmeyin, sorgulamayın…
Bırakın dolsun 5 yıl tamda bizim, Sivas’ın istediği gibi…
Dokunmayın Belediye Başkanıma. Doğanıma…
Süreci gözden geçirelim de sizde hak verin bana. Neden dokunmayın dediğime. İstemeye de, eleştirmeye de, sorgulamaya da hakkımızın olmadığına.
Yıl 2009;
Yerel seçimler başlıyor Ak Parti tarafında Sami Aydın.
Yerel seçimler başlıyor BBP tarafında Doğan Ürgüp.
Her yerel seçimde olduğu gibi olamadı 2009 yerel seçimleri, herkesin ortak düşüncesi. Ak Partili Sami Aydın kesin kazanacaktı yerel seçimi.
Her ne kadar il başkanlığının uyumsuz ve sorumsuz çalışmalarına rağmen.
Her ne kadar il başkanlığında olanların koltuklara göz dikmesine rağmen.
Her ne kadar siyasetten anlamayanların nasıl olduysa il başkanlığı yönetiminde olmasına rağmen.
Çalışmıştı… Başarmıştı… Seçimi kazanacaktı…
Seçim arifelerine gelindiğinde acı bir olayla yandık, kavrulduk, öldük, günlerce sessiz sedasızdık. Seçime de, Sivas’a da, derin devlete de, rakiplere de okkalı küfürler savurduk.
Canımız yandı. Gözyaşlarımız aktı durmadı dinmedi.
Sağlığında vermesek de bir “EVET” i hep başımızın tacı olanı yitirdik. Üşüdü karlı dağlarda liderimiz, başkanımız, abimiz, tenimiz, ruhumuz…
Tamda bu sırada vefa geldi aklımıza. Bu şehrin cefasını çekene verilecek bir vefa. Bir şeyler yapmalıydık kanımız için. Dualar okuduk ama doyurmadı, acımızı dindirmedi. Bazılarımız kaybettiğimizde anladık ne kadar çok sevdiğimizi. Bu güne kadar hiç mitinglerine gitmediğimize pişman olduk.
Ne olursa olsun o bizim liderimizdi, vermesek de “EVET” i gitmeliydik mitinglerine, konuşmalarına, ziyaretine. Kendi deyimiyle “bir çayını içmeye”
Ama iş işten geçmişti artık o yoktu. Onun mübarek ruhunu Sivas isteğiyle karşılamak yüreğini ferahlatır mı bilinmezdi ama bizim biraz olsa yüreğimizi ferahlatmıştı verilen 2009 ‘in yerel seçimindeki “EVET” ler.
Sonra gözyaşları içinde Sevgili başkan görevi teslim aldı Sami Aydın’dan…
Aradan kısa bir süre geçti biz unuttuk yine neden oy verdiğimizi…
Bu defada pişman olduk verilen oylara, verdiğimiz oylara…
Sonra sorgulamaya başladık Belediye çalışmalarını. Sorgulamaya başladık ama ne hakla?
Sevgili Doğan Ürgüp projelerle gelmedi ki başkanlığa projelerin nerede diye soruyoruz.
Sevgili başkana sen çalışırsın başarırsın diye oy vermedik ki çalışmalarını sorguluyoruz.
Sevgili başkana vefa borcumuzu ödemek için vermedik mi oyumuzu?
Bırakın artık başkanımın yakasını. Aynalarda söylediğiniz cümleleri ben yüzünüze söyleyeyim.
Biz vefa borcu için Doğan başkanıma oy verdik. Oda bunu en iyi şekilde temsil ediyor.
Vicdanımız rahatlıyor. Vefa borcumuz ödeniyor. Tam da olması gerektiği gibi.
Ya da olduğu kadarıyla…
