Kadına Şiddet mi? Şiddeti seven Kadın mı?

Son günlerin “Flaş Flaş Flaş” ya da “SON DAKİKA” diye manşetten ve ana haberden verilen bir konusu oldu kadına şiddet haberleri.

Benim yazım biraz da madalyonun diğer yüzü için. Haksız yere şiddete uğrayan kadınların sonuna kadar arkasındayım. En büyük destekçileri yine benim. Ama gelin görün ki her şiddete maruz kalan kadın gerçekten haklı mı ya da neden şiddete maruz kalıyor?

Özellikle evlilik yaşına gelmiş genç kızlarımızı ve erkeklerimizi evlilikten soğutan bu haberlerin arka perdesini hiç kimse aralamıyor. Tamam, kadına şiddet uygulanıyor da önce çocuklarını, sonra karısını, sonrada kendini vuracak kadar bir erkeğin neden gözü dönmüş olabilir.

Tamam, kadının erkeğe gücü yetmez ama kadınında erkeğe karşı kullandığı güçleri olduğunu bilmeyen yok.

Mesela kurduğu cümleleri, olaylara bakış acısı, evine olan ilgisi, kocasına karşı saygısızlığı bunların başında gelenler.

Düşünün ki hayatı kocasına zehir eden bir kadına bir erkek ne kadar tahammül edebilir. Aman canım oda boşansın sözleri genel olarak sözlüğümüzde yerini alsa da işin rengi hiç de öyle olmuyor. Ha bugün ha yarın derken birden cinnet geçiren erkekler bu şiddeti uygulamış olamazlar mı?

Sevgili dönemlerinde tamam bitti bu ilişki buraya kadar diyebiliyor çiftler ama evlilikte her iki tarafta sabır üzerine bir yaşam kuruyor.

Ya sabır çeken bir erkeğin bardağının dolduğu an olabilir mi o cinnet geçirip şiddet uyguladığı anı.

Bardağı taşıran son damlayı o gece, o gün, o an, O KADIN koymuş olamaz mı?

Tekrar ediyorum ki Türkiye de haksızlığa uğrayan kadınlarımızın sayısı fazla ama inanın ki ekranlara çıkan her kadına şiddet olayında erkekler suçlu değil.

Kadının şikâyet edebileceği bir polis hattı, başvurabileceği dernekler, sivil toplum örgütleri varken kadından psikolojik şiddet gören ve her geçen gün bardağı dolan erkekler nereye başvuracaklar.

Erkek üzerindeki kadın baskısından her geçen gün şiddete bir adım daha yaklaşan erkekler kime gidecekler.

Toplum için “Kadına Şiddet” önlemlerinin isim ve içerik değiştirmesi daha faydalı olacaktır. “Şiddete giden yolu engelleme” ya da “Aile içi Şiddete Son” başlıkları adı altında yapılacak çalışmalar yasalaşabilir. Sadece kadınlar için değil erkeklere uygulanan psikolojik baskıya ve erkekleri şiddete götüren olaylara da müdahale edilmiş olur.

Son günlerde evli çiftlerde erkeklerin en çok şikâyet ettikleri konudur. Ne yaptıysam mutlu edemedim yaklaşımı. Eskiden kuru soğana razıyım istekleri artık yerini çok daha farklı beklentilere bıraktı. (Allah eşimden razı olsun altın gibi bir insandır, ben yazdıklarımı ve izlediğim bütün olayları yaşamamış biriyim.)

Artık izledikleri dizilerden mi, yoksa mahalle baskısından mı bilinmez ama “Fukaranın Düşkünü Beyaz Giyer Kış Günü” atasözüne yakın hayatları yaşamak istiyor kadınlar. Olmadığı halde sürekli neden yok diye baskı kurulan erkekler, gecesini gündüzüne katıp çalışırken akşam evine geldiğinde bulamadığı bir sıcak çorba, güler yüz ve ev ihtiyacı için verdiği parayla alınan marka kıyafet ya da takılar şiddete sebep oluyor olabilir mi?

Biraz daha ilgi istedim diyen kadınlara erkeklerin cevabı daha ne yapabilirim ağabey oluyor. Gece gündüz çalışıyorum, ekmeğimizi esirgemiyorum, kahvem yok, kumarım yok, kadın derdim yok, elimden geldiğimce eşimle vakit geçiriyorum, olmadık beklentiler içerisinde, ne benim yapmaya gücüm yeter nede imkânım.

Belki de bu beklentilerdir erkeği şiddete götüren, bir tebessüm, biraz sevgi, akşam eve gelindiğinde gülen bir yüz yerine dayatılan isteklerdir.

Yapmayın kadınlar biraz daha objektif düşünün. Bu satırları okurken hem cinslerinize olan destekle birlikte bana kızdığınızı biliyorum ama birazda diğer pencereden bakın.

Kim haklı kim haksız bir dinleyin.

“Hırsızın hiç mi suçu yok.”

Karısını dövdü diyen erkeğe Allah belanı versin derken kaçınız kocasını dövdü diyen kadına bela okuyorsunuz. Daha izlediğiniz ve okuduğunuz haberlerin neden meydana geldiğinden bile haberiniz yok. Akşama kadar sanal âlem de eşimizle dostumuzla saatlerce sohbet ederiz. Peki, kaçımız haber sitelerine girip olayların iç yüzünü araştırıyoruz.

Erkek şiddeti diye bilinçsizce tepki veren kadınlara sesleniyorum;

Genel evler toplumun kanayan yarasıyken,

Reklamlarda neredeyse çırılçıplak kadın isteyen reklamcılar varken,

Her filmde, dizi de bacak ve göğüs dekolteli olmayan kadınlara rol verilmezken,

Hiçbir yarışmaya başı kapalı kadınlar çıkarılmazken,

Üniversite okumaları engellenirken,

Sınavlara bile giremezken,

Kamuda iş bulmaları imkânsızken,

Hala askere vatanı korusun diye gönderdikleri kocalarının, oğullarının ziyaretine gidemezlerken,

Sizler neredesiniz, neden haykırmıyorsunuz, neden sesinizi yükseltmiyorsunuz.

Kadınlar fuarların vazgeçilmez erotizmleri olurken neredesiniz.

Gerçekten derdiniz kadınları korumaksa önce işe üst satırlardan kaybettiğiniz değerlerden başlayın.

Ahlaksız bir modernizasyonun tepesine Avrupa baskısıyla yozlaşarak oturtulmak istenen kadınların hakkını ne zaman korumaya başlarsanız işte o zaman kadına şiddete hayır deme hakkınızda olacaktır.

Köyünden, kasabasından şehre göç ettiğinde apartmanınızda veya mahallenize yerleştiğinde köylü diyerek dudak büktüğünüz kadınlara sahip çıkmadan nasıl kadına şiddete sahip çıkıyorsunuz.

Ben artık şüphe duyuyorum bazılarından, amaçlarının gerçekten kadına şiddeti engellemek değil erkeklerden intikam almak olduğunu düşünüyorum.

Erkek egemenliğine vurulacak bir baltanın Türk toplumuna neler kaybettireceğini bilen bir kesim tarafından yönlendirildiğine inanıyorum.

ve kendim…

Kadına şiddete her zaman HAYIR,

Menfaat için kadına şiddete hayır diyenlere HAYIR,

Ahlakı satın alınan kadınlara modern diyerek şiddete hayır diyenlere HAYIR,

İstediğini KADINLIĞINI kullanarak alanlara HAYIR,

Erkeği şiddete sürükleyen kadınlara HAYIR.

Kadınına SEVGİ yerine şiddet uygulayan HAYIR,

Sevgi hak eden kadına şiddete HAYIR,

Evinin ekmeğini alkol masalarında yiyenlere HAYIR,

Her dalda eşit olan kadınlara EVET

Bedeniyle kadın olmayanlara EVET

Saygı kazanan kadınlara EVET

İstediği her yere kılık kıyafetiyle özgürce girebilen kadınlara EVET,

Anlamını unutmayan KADINLARA EVET…

About Okan Baran

sadece sessizlik

Category(s): Gazete İzci
Tags: ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

okan baran

*

 

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>